<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Saç Sağlığı &#187; Daha</title>
	<atom:link href="http://www.sacsagligi.me/tag/daha/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sacsagligi.me</link>
	<description>Saç Sağlığı, saç dökülmesi, saç bakımı, saç ekimi konularında bilgi deposu...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 12:01:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Fue mi ? Fut mu daha iyi ?</title>
		<link>http://www.sacsagligi.me/2011/02/fue-mi-fut-mu-daha-iyi/</link>
		<comments>http://www.sacsagligi.me/2011/02/fue-mi-fut-mu-daha-iyi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2011 07:57:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Ekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[ekimi]]></category>
		<category><![CDATA[fue]]></category>
		<category><![CDATA[fut]]></category>
		<category><![CDATA[hangisi]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sacsagligi.com/?p=3162</guid>
		<description><![CDATA[FUE Mi FUT MU ? FUE TEKNİĞİNİN OLUMLU VE OLUMSUZ YANLARI Saç ekimi yaptırmayı düşünenler ve özellikle FUE ve FUT tekniği arasındaki farkları merak edenlerin aşağıdaki konuları bilmeleri gerekmektedir. FUE yönteminin olumlu yanları FUE yönteminden sonra donor bölgenizde belirgin bir iz kalmayacaktır. Tabiî ki her deri kesisinden (insizyon) sonra skar olacaktır, fakat bu skar (iz) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-6626532068097261";
/* sacsagligi */
google_ad_slot = "8172406642";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p>FUE Mi FUT MU ?<br />
<strong>FUE TEKNİĞİNİN OLUMLU VE OLUMSUZ YANLARI</strong><br />
Saç ekimi yaptırmayı düşünenler ve özellikle FUE ve FUT tekniği arasındaki farkları merak edenlerin aşağıdaki konuları bilmeleri gerekmektedir.<br />
FUE yönteminin olumlu yanları<br />
FUE yönteminden<br />
sonra donor bölgenizde belirgin bir iz kalmayacaktır. Tabiî ki her deri kesisinden (insizyon) sonra skar olacaktır, fakat bu skar (iz) çok küçük olduğundan ve geniş bir alandan alındığından, izler sıfır numara saç tıraşında bile belirgin değildir.<br />
FUE tekniğinde dikiş yoktur. Kafanın arka kısmında küçük yaralar oluşur ve bunlar herhangi bir dikiş ya da bandaj gerektirmeden kendi kendine iyileşir.<br />
Fue tekniğinde greftler alındıktan sonra, donor bölgesinde herhangi bir ağrı olmaz.<br />
<strong>FUE TEKNİĞİNİN OLUMSUZ YÖNLERİ</strong><br />
Sac ekiminde herkes FUE tekniği için uygun aday değildir. Operasyondan önce, hastaların farklı methodlar ile birçok testten geçirilir ve saç foliküllerine bir zarar vermeden saç köklerinin alınıp alınamayacağını görmek için greftler mikroskop altında incelenir. Eğer hastanın zarar görmüş greftleri varsa, FUE tekniği ile bu operasyonu gerçekleştirilmez.<br />
Fue tekniği daha pahalı bir operasyondur. ( FUT yöntemi ile karşılaştırıldığında 2 katı fiyatındadır.)  FUT yöntemiyle bir seansta nakledilen sac miktarına FUE yöntemiyle 2 seansta ulaşılır. FUE yöntemi hasta için sıkıcıdır, kafanın arka kısmından derinin alınıp daha sonra saçların mikroskop altında ayrıştırılıdığı FUT yönteminin aksine FUE yönteminde saç kökleri tek tek alınır.<br />
FUT yöntemi ile kıyaslandığı zaman FUE yöntemi daha uzun sürer. 1000 greft ekilecek bir işlem 6-8 saat sürer.<br />
Kafanın büyük bir bölümünün traş edilmesi gerekir. Çoğu hastalar bu durumu kabul etmez.<br />
Ayrıca bilinmesi gereken önemli birkaç nokta daha vardır. Bir kök içindeki saçlar yanlış ekim sonucu ölebilirler. Bu durum FUT tekniğinde de Fue tekniğinde de oluşabilir.<br />
Kalın greftler (foliküler ünitenin etrafında yağ olan) ince greftlerden( açık havada hemen kuruyan) daha uzun süre açık havada kalabilirler. Fakat 10-20 dakikadan fazla greftlerin havaya maruz kalması saç foliküllerinin ölebileceğini, ayrıca ekibin yeterli kalitede donanıma sahip olmadıklarını göstermektedir. Önemli olan başarıyla k<br />
aç saç ekildiğini bilmek değildir. ‘ekilen saçlar uzayacak mı?’ konusu sorulması gereken en önemli sorudur.  Fakat FUT yönteminde deneyimli bir ekip ile daha yüksek bir verim sağlanır. Oluşacak skarın ( 1-3 mm büyüklüğünde) belirgin olması %5, ikinci operasyonda %10, üçüncü bir operasyonda daha yüksektir. Oluşabilecek skar ve bir iki günlük iyileşme dönemi hariç, FUT yöntemi daha etkili bir yöntemdir.<br />
<strong>FUE VE İZLER</strong><br />
FUE yöntemi ile yapılan sac ekiminden sonra iz kalıyor mu? İleride donor bölgesinde saç çıkıyor mu?  Bu operasyondan sonra bir kişinin saçlarını ne kadar kısa kestirebilir?<br />
FUE yönteminden sonra oluşacak iz benek şeklindedir. Saçlar operasyondan sonra çok kısa kestirilebilir fakat tamamen tıraş edilemez. Saç komple tıraş edilirse minik benekler belli olur.<br />
<strong>FUT YÖNTEMİNİN KONTRENDİKASYONU</strong><br />
Fut yönteminde oluşabilecek kontrendikasyon nelerdir?<br />
Ayrıca FUE ve FUT yöntemi arasında sonuç bakımından herhangi bir fark var mıdır?  Örneğin; her iki yöntemde ekilen saç yoğunluğunda bir fark var mıdır? Son olarak, ben FUE yöntemi ile saç ekimi yaptırırsam, saçlarımı sıfıra vurdurduğumuzda herhangi bir iz belli olacak mı? Bir yerde, FUE’ den sonra oluşan beneklerin daha büyük bir skar oluşturduğunu okudum. Bu konuya açıklık getirirmisiniz?<br />
FUE etkisiz bir saç ekim yöntemi mi?  sorusuna bakınız. Aslında saç kökleri ne kadar başarılı çıkarılırsa, FUT yönteminde de FUE yönteminde de sonuçlar aynıdır. FUE de alınan greftler en iyi olmadığından, bir fark oluşabilir. Oluşan küçük noktalar saçlarınızı sıfıra vurdurduğunuzda ya belli olur ya da olmaz. Eğer iyileşme çok iyi ise ve delgi büyüklüğü çok küçük ise çok yakından bakmadığınız sürece bu noktalar belli olmaz. Kısa saç kesimlerinde (1/4 uzunluğunda) oluşan noktalar belli o<br />
lmaz.<br />
<strong>FUE BAŞARISIZ( ETKİSİZ) BİR SAÇ EKİMİ YÖNTEMİ MİDİR?</strong><br />
FUE ile saç ekimi tek bir oturumda ya da iki gün üst üste yapılabilir diyorsunuz. FUE ile ekilen saçların hepsinin yaşayacağı anlamına gelmiyor mu? Bu durum FUE tekniğinin çok başarılı bir yöntem olmadığının göstergesi midir?<br />
Herkes bu operasyonda<br />
iyi olduğunu iddaa eder, fakat bunun güvencesi nerede? İyi ellerde FUE yönteminin sonuçları FUT yöntemi kadar iyi olabilir, fakat FUE yöntemi ile alınan greftlerin hiçbiri eşit değildir. Günümüzde uygun olmayan grup sayısı oldukça sınırlı, fakat alınacak greftlerin niteliği daha önemli bir konu olabilir.<br />
Özet olarak,  FUE yöntemi ile saç foliküllerinin kesilirken ya da greftler ayrıştırılırken zarar verebilirsiniz. %10 zarar oluşabilir fakat FUE yöntemi FUT yöntemi ile kıyaslandığında mikroskop altında alınan ve ayrıştırılan saç folikülleri mükemmeldir. Ayrıca FUE yöntemi  FUT yöntemine göre çok daha uzun süren bir işlemdir. Oluşabilecek hasarlar;<br />
1-     Doktorun yeteneğine<br />
2-     Kullandığı teknik ve aletlere<br />
3-     Hastanın doku özelliğine göre değişmektedir.<br />
Çoğu doktor her bir FUE greftin kalitesine göre sınıflandırmıyor ve ayrıca transeksiyon oranını hesaplamıyor, bu yüzden bu değerlendirmeyi yaparken doktorun dürüstlüğü en az sahip olduğu yeteneği kadar önemlidir. Şunu unutmayalım ki, hiçbirşey %100 garantili değildir. Bu yüzden sakın size bir şeyi %100 garanti eden, sizi FUE tekniğine ikna etmeye çalışan ya da kendi aldıkları greftlerin hiç zarar görmediğini iddaa eden kişilere inanmayın ve mutlaka bunu nereden bildiğini sorun.<br />
<strong>FUE HAKKINDA DOKTORUNUZ NEYİ BİLMENİZİ İSTEMİYOR?</strong><br />
Son zamanlarda FUE tekniği saç cerrahisinde oldukça popüler bir konumda. Fue yönteminde saç kökleri teker teker donor bölgesinden alınmaktadır. Operasyondan sonra herhangi bir belirgin (linear) iz kalmamaktadır. FUE yönteminde saçları almak için 0.7 -1mm çapında bir alet kullanılmaktadır. Bütün cerrahi kesiler mutlaka iz bırakır, fakat FUE yönteminde oluşan iz çıplak gözle görülemez, çünkü yaklaşık 0.5 mm büyüklüğündedir.<br />
FUE yönteminin daha birçok olumlu ve olumsuz yönü vardır. Örneğin, biri saçların tek tek alınıp ekilmesini veya donör bölgenin sıfıra vurulmasını çok sıkıcı bulabilir.<br />
Ayrıca;<br />
1- Saç kalınlığı ve rengi<br />
2- Derinin hidrasyon seviyesi, esnekliği, yağ dokusu gibi deri özellikleri<br />
3- İdyopatik (nedeni bilinmeyen) değişiklikler gibi hastanın kontrolü dışında olan durumlarda vardır.<br />
Yukarıda bahsedilen durumların hepsi transeksiyon oranına katkıda bulunur. Bir saç folikülünün transeksiyon oranı; bütün saç folikülü vücuttan alınır ve zarar görerek canlılığını yitirebilir anlamına gelmektedir.<br />
Fue yöntemi ile bir saç folikülünü başarılı bir şekilde çıkarma göreceli bir kavramdır. Bu durumu daha açık anlatabilmek için öncelikle bir saç folikülünün transeksiyon oranı ile birlikte anotomik yapısını bilmek gerekir. Bir saç folikülü birli, ikili, ya da üçlü saç gruplardan oluşur. Bir hasta ikili saç foliküllerine sahipken, bir diğeri 4′lü saç foliküllerine sahiptir.  Örneğin, bir doktor FUE yöntemi ile 4′lü saç folikülü çıkarabilir ve bu grubun sadece yarısını keser, böylece sadece iki saç büyür ve geriye kalan ikisi ölür. Bazı doktorlar bunlarıda hesaplar ve bu başarılı bir FUE operasyonu olarak nitelendirilir(Gerçekte öyle değil), Çünkü bu saçl<br />
arın %50 sinin ekildiği ve %50 sinin öldüğü anlamına gelmektedir. Bu durumun daha da kötüsü hastalar ekilmeyen ve ölen saç folikülleri içinde ücret ödemek zorunda kalır.<br />
FUE yönteminde kabul edilir transeksiyon oranı %10 dur, fakat bu durum hiçbir zaman ilan edilmemiş ve çoğu hasta bu gerçek hakkında tam bir bilgiye sahip değildir. Gerçek hayatta hiçbir şeyin %100 garantisi yoktur. Hatta FUT yönteminde bile transeksiyon oranı %2-5′dir. Kayıp oranlarını düşürmek için FLEX adlı a prototype computerized video aleti geliştirildi, fakat bu alet bile %10 luk transeksiyon oranını düşürmeye yardımcı olamamıştır.<br />
Günümüz teknolojisi ile birlikte, doktorlar FUE tekniklerini geliştirmektedir fakat bu durumda bile oluşan transeksiyon oranı FUT yönteminde oluşandan hala çok yüksektir. Bir hasta operasyondan önce operasyondan sonra oluşabiecek riskleri ve bu operasyonun sağladığı faydaları bilmek durumundadır. FUE tekniği ile saç ekiminde herhangi bir iz kalmadığından etkili bir yöntemdir, ayrıca kapatılacak alan küçük ise FUE yöntemi tercih edilir, çünkü açık alan büyük değildir, fakat oluşan transeksiyon oranı açık alanı daha fazla olan kişiler için caydırıcı bir nedendir ve tercih edilmemelidir.<br />
Hangisi daha iyi bir saç ekimi yöntemi? Fue mi Fut mu?<br />
Fue (saç kökleri tek tek alınır) yöntemi ile mi FUT(saçlar bir şerit halinde alındıktan sonra ayrıştırılır) yöntemi ile mi daha iyi greftler elde edilir? Deneyimlerinize dayanarak bu yöntemlerden hangisi saça daha az zarar verir?<br />
Her iki teknikte de gerçek saç folikülleri elde eldir, fakat birçok doktorun elinde FUE yöntemi ile iyi saç folikülleri elde edilememektedir, çünkü foliküller çıkarılır çıkarılmaz ekildiğinden ( tüm bir foliküler ünite, ya da yarısı) FUT yöntemi birçok hastada daha iyi sonuçlar vermektedir, çünkü FUT yöntemi ile oluşabilecek zarar önlenebilir.  FUE yönteminde elde edilen greftler Fut yönteminde elde edilenler kadar kaliteli değildir. Bunun nedeni hastanın derisinin karakteristik özelliklerine ve uygulanan methodlara göre değişmektedir.<br />
Uzun süren FUE seansları Riskli midir?<br />
Sayın Doktor,<br />
3 aydır saç ekimi için araştırma yapıyorum. FUE tekniği ile ilgileniyorum, yazın saçlarımı kısa kestiriyor, kışın uzatıyorum. Bir seansta FUE yöntemi ile 2500 greft ekebileceklerini söylediler, Dr bana böyle uzun FUE seanslarını gerçekleştirdiğini iddia etse de, ben bu konu hakkında böyle bir bilgiye rastlamadım.<br />
Böyle FUE seasları güvenli midir, yoksa herhangi bir risk teşkil eder mi?<br />
FUE tekniği ile tek oturumda 2500 greft ekmek gerçekten ustalık gerektiren bir durumdur. Böyle bir şeyi iddaa eden bir doktor bu operasyonları gerçekleştirdiği hastaları ile bu durumu kanıtlamalıdır. 6-8 seansta maksimum 1000 graft nakil gerçekleşebiliyor. Donör bölgeden alınan graftler özel solüsyonlar içinde ancak 6 saat yaşayabiliyor. Teknik olarak bu sayıları nakletmek mümkün olsa bile ekilenlerin %50 si yaşamayacağı için sonuçları başarısız olacaktır.  Gerçekçi olalım, doktorlar istedikleri herşeyi iddaa ederler, fakat geleceğinizi bir doktorun iddasına göre çizmek ne kadar akıllıcadır. Bir doktor bana FUE tekniği ile her seansta 2000 greft ektiğini söyledi, benim değerlendirmeme göre bubüyük bir felaket. Bence güvenirlilik ve güven bir doktorun iddası ile örtüşmelidir.<br />
Ayrıca kaybedecekleriniz;<br />
1- Para<br />
2- Eğer %90 oranında verim sağlanmaz ise donor bölgenizin hasarı<br />
3- Bölünen ya da gömülen greftlerden folikülütler<br />
4- İz<br />
Eminim ki bu soru üzerinde daha fazla düşünürsem, aklıma daha çok şey gelir. 2500 grefti tek oturumda FUE yöntemi ile güvenle gerçekleştirebilir. Fakat şu konumda doktoruna sorman gereken bir günde böyle bir operasyonu gerçekleştirdiği hastaları var mı? daha sonra sonuçlara bakarak değerlendirmeyi kendin yapabilisin.<br />
FUE – FIT hangi yöntemi tavsiye edersiniz?<br />
Bu iki yöntem arasındaki tek fark adlarının farklı oluşudur. Bana göre, FIT tekniğinin yaratıcısı çok büyük bir buluş gerçekleştirmemiş sadece FUE tekniğinin ismini değiştirmiştir. FIT tekniği uygulayan doktorlar kullandıkları aletlerin farklı olduğunu iddaa ederler(ucu keskin delici). Fakat bir avantajı bulunmamaktadır. Çünkü bu keskin delici ile greftlerin çoğuna zarar veriliyor ve greftlerin çoğu ölüyor. Yapılan biyopsilerde saça bir zarar vermeyeceğinin görüldüğü durumlar haricinde bu aleti kullanılmamalıdır. Her kişinin dokusu birbirinden farklıdır, bu yüzden ince ayar aleti tehlikelidir.<br />
FUE de Skar Oluşumu<br />
Ya kalıtımsal olarak ya da kullandığım ilaçlardan dolayı saçlarım dökülüyor.  Bilmek istediğim şey fue yöntemi ile saç ekimi yaptırdığımızda herhangi bir iz kalıyor mu(saçların alındığı bölgede)? Ayrıca saçların ekildiği bölgede herhangi bir iz kalıyor mu? Bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinirim.<br />
Foliküler ünitelerin alındığı bölgede minik noktalar halinde iz oluşabilir, fakat böyle bir durum alıcı bölgede oluşmaz, çünkü greftler alınır alınmaz deriye ekilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sacsagligi.me/2011/02/fue-mi-fut-mu-daha-iyi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daha Sağlıklı Saçlar!</title>
		<link>http://www.sacsagligi.me/2010/05/daha-saglikli-saclar/</link>
		<comments>http://www.sacsagligi.me/2010/05/daha-saglikli-saclar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 08:51:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Şekilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Tipleri/Saç Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[saçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sacsagligi.com/?p=2410</guid>
		<description><![CDATA[Saçlarınıza her dokunuşunuzda yumuşacık bir his yaşamak; saçlarınıza her baktığınızda sağlıklı bir parlama görmek istiyorsanız saç bakım kürü tarifimiz tam size göre! Limon yağı, biberiye yağı, lavanta yağı, fesleğen yağı ve jojoba yağından hazırlanan saç bakım kürü; saç derisini besler, kepek oluşumunu önler, kan dolaşımını hızlandırır, saçlarınızın hacim ve parlaklık kazanmasını sağlarken saçlarınıza hoş bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2411" title="su_guzellige_bak" src="http://www.sacsagligi.com/wp-content/uploads/su_guzellige_bak.jpg" alt="" width="250" height="175" /></p>
<p>Saçlarınıza her dokunuşunuzda yumuşacık bir his yaşamak; saçlarınıza her baktığınızda sağlıklı bir parlama görmek istiyorsanız saç bakım kürü tarifimiz tam size göre!</p>
<p>Limon yağı, biberiye yağı, lavanta yağı, fesleğen yağı ve jojoba yağından hazırlanan saç bakım kürü; saç derisini besler, kepek oluşumunu önler, kan dolaşımını hızlandırır, saçlarınızın hacim ve parlaklık kazanmasını sağlarken saçlarınıza hoş bir koku verir.</p>
<p>Saç bakım kürü için gerekli malzemeleri aktarlardan ya da doğal ürün satan mağazalardan ekonomik fiyatlara temin edebilirsiniz.</p>
<p>Malzemeler,</p>
<p>1 çay kaşığı limon yağı</p>
<p>5 çay kaşığı biberiye yağı</p>
<p>3 çay kaşığı lavanta yağı</p>
<p>4 çay kaşığı fesleğen yağı</p>
<p>5 çay kaşığı jojoba yağı</p>
<p>Hazırlanışı ve Uygulanışı,</p>
<p>Tüm malzemeleri cam bir şişede karıştırın.</p>
<p>Saçlarınız kuruyken saç derisine ve uçlarına karışımı sürün.</p>
<p>Saçlarınızı bone ya da streç filmle sarın.</p>
<p>30 dakika bekleyin.</p>
<p>Sürenin sonunda saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın.</p>
<p>Bitkisel saç bakım kürü tüm saç tipleri için uygundur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sacsagligi.me/2010/05/daha-saglikli-saclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dayı Kelse Kellik Riski Daha Fazla</title>
		<link>http://www.sacsagligi.me/2010/03/dayi-kelse-kellik-riski-daha-fazla/</link>
		<comments>http://www.sacsagligi.me/2010/03/dayi-kelse-kellik-riski-daha-fazla/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 08:45:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Tipleri/Saç Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dayı]]></category>
		<category><![CDATA[Fazla]]></category>
		<category><![CDATA[Kellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kelse]]></category>
		<category><![CDATA[Riski]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sacsagligi.com/?p=2260</guid>
		<description><![CDATA[Radyo 7 programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programının dünkü konuğu Saç Ekim Koordinatörü Yeşim Alkan oldu. Saç ekiminin konuşulduğu programda Alkan, 18 ile 20 yaş arasında saç dökülmesinin daha çok görüldüğünü vurguladı. Yeşim Alkan saç dökülmesinin birçok nedeni olduğunu belirterek bunların başında genetik faktörlerin öne çıktığını belirti. Saç geninin anne tarafından geldiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2261" title="dayi_kelise_risk_fazla" src="http://www.sacsagligi.com/wp-content/uploads/dayi_kelise_risk_fazla.jpg" alt="" width="250" height="111" /></p>
<p>Radyo 7 programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programının dünkü konuğu Saç Ekim Koordinatörü Yeşim Alkan oldu. Saç ekiminin konuşulduğu programda Alkan, 18 ile 20 yaş arasında saç dökülmesinin daha çok görüldüğünü vurguladı. Yeşim Alkan saç dökülmesinin birçok nedeni olduğunu belirterek bunların başında genetik faktörlerin öne çıktığını belirti. Saç geninin anne tarafından geldiğini belirten Alkan, dayıda saç dökülmesi varsa kişinin risk altında olduğunu belirtti.</p>
<p>EDA: Saç ekimine gelmeden önce saçların neden döküldüğünü bize ifade eder misiniz?</p>
<p>Yeşim Alkan: Saç dökülmeleriyle ilgili çok çeşitli problemler var. Bize başvuran kişilerden yaptığımız istatistiğe göre en büyük problem stres ve yanlış beslenmeden kaynaklanıyor. Saç dökülmeleri genetik, hormonal veya tamamen aileden gelmiş bir saç dökülmesi problemi olabiliyor. Bu herkesin yapısına göre değişiyor. Dayı tarafında saç problemi yaşayan kişiler risk altında özellikle anne tarafından geldiği için saçın geni dayılarında saçsızlık problemi olan kişilerde daha fazla görülüyor.</p>
<p>EDA: Saç dökülmesi kişinin yaşam kalitesini ne derece etkiliyor?</p>
<p>Yeşim Alkan: Saç dökülmesi kişinin kendine olan öz güvenini son derece etkiliyor. Psikolojik olarak tamamen hayatını değiştiriyor. Bir insan sabahları kalkıp aynaya baktığı zaman saçlarının döküldüğünü ve her geçen gün biraz daha açıklığının oluştuğunu gördüğü zaman o anki hissettiği psikolojisi çok daha farklı bir şeydir. Özellikle sonra yıllarda 18-20 yaşlarda saç dökülmesini çok görüyoruz. Ve bunların psikolojik boyutları çok daha fazladır.</p>
<p>EDA: Saç ekimini ne şekilde ifade edebilirsiniz? Nelere ihtiyaç duyulur?</p>
<p>Yeşim Alkan: Saçsızlık tedavisinde şu anda Türkiye’de ve dünyada kullanılabilen tek yöntem saç ekimidir. Bunun haricinde saç olmayan bir yerden herhangi bir ilaçla, losyonla veya şampuanla saç çıkarmak mümkün değildir. Ve yeni tekniklerle saç ekimi her geçen gün geliştiriliyor. Yaklaşık altı senedir fuya sistemiyle saç ekimi yapıyoruz.</p>
<p>EDA: Saç ekimi kimlere uygulanıyor?</p>
<p>Yeşim Alkan: Saç ekimi öncelikle hiçbir sağlık problemi olmayan insanlara uygulanabilir. Çünkü kalp hastası, şeker hastası gibi birçok ciddi sağlık sorunları yaşayan kişilere saç ekimi uygulaması yapmıyoruz. Görsellikte çok önemli tabii ki ama sağlımız her şeyden önemlidir. Ortalama 18 ile 60 yaş arasına uygulanabilir. Saç ekimi yapabilmek için belli bir miktarda açıklığın oluşmuş olması gerekiyor. Fakat bayanlarda saç ekimi çok başarılı olmuyor.</p>
<p>EDA: Saç ekimi kişilerin ne kadar sürelerini alıyor?</p>
<p>Yeşim Alkan: Saç ekimi işlemi kullandığımız teknik cihazların hızlı olması sebebiyle ortalama dört beş saat içerisinde tamamlanıyor. Saçların çıkması sekiz on ay sürebiliyor.</p>
<p>EDA: Saç ekimi yaptıran kişilerin daha sonra özel bir bakım uygulaması gerekiyor mu?</p>
<p>Yeşim Alkan: Ekimden hemen sonraki ilk üç gün saçlarını yıkamaması gerekiyor. Fakat üç günden sonra 15 gün boyunca her gün bizim verdiğimiz şampuanla saçlarını yıkaması gerekiyor. 15 günden sonra istediği şampuanla istediği kadar yıkayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sacsagligi.me/2010/03/dayi-kelse-kellik-riski-daha-fazla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Işıl Işıl Saçlar İle Daha Güzel</title>
		<link>http://www.sacsagligi.me/2010/01/isil-isil-saclar-ile-daha-guzel/</link>
		<comments>http://www.sacsagligi.me/2010/01/isil-isil-saclar-ile-daha-guzel/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 13:14:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Boyama]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Renkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Şekilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Tipleri/Saç Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel]]></category>
		<category><![CDATA[İle]]></category>
		<category><![CDATA[Işıl]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[saçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sacsagligi.com/?p=2137</guid>
		<description><![CDATA[Saçlarınızın yüzünüze ışık verip sizi daha da güzelleştirmesini istiyorsanız teninize en uygun rengi seçmelisiniz. Saç renginizi seçerken göz, ten ve dudak renklerinizle uyumlu tonları tercih etmelisiniz. Eğer gözleriniz mavi veya açık yeşil tonlardaysa bu renklere uyacak donuk sarı, çilek sarısı veya kahverengi gibi baz tonlar seçmelisiniz. Göz renginiz daha sıcak tonlara sahipse (kahverengi, ela) yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2138" title="isil_isil_saclar_ile_daha_guzel" src="http://www.sacsagligi.com/wp-content/uploads/isil_isil_saclar_ile_daha_guzel.jpg" alt="" width="200" height="150" /></p>
<p>Saçlarınızın yüzünüze ışık verip sizi daha da güzelleştirmesini istiyorsanız teninize en uygun rengi seçmelisiniz.</p>
<p>Saç renginizi seçerken göz, ten ve dudak renklerinizle uyumlu tonları tercih etmelisiniz. Eğer gözleriniz mavi veya açık yeşil tonlardaysa bu renklere uyacak donuk sarı, çilek sarısı veya kahverengi gibi baz tonlar seçmelisiniz. Göz renginiz daha sıcak tonlara sahipse (kahverengi, ela) yine aynı kural geçerlidir. Karamela, koyu çikolata ve yoğun kestane gibi gözlerinizin rengine uyacak tonları tercih etmelisiniz. Saçınızı boyarken dibine kadar gitmemeye özen gösterin. Eğer boyanızı kendiniz yapıyorsanız, saç diplerinize süreceğiniz sıradan bir saç kremi, boyanın bu bölge tarafından emilmesini engelleyecektir. Gözlerinizin ışıldaması için parlaklık da çok önemli. Kaşlarınızdan iki ton açık veya koyu tonları seçmeye özen gösterin. Doğal kaş renginiz cildinizle son derece uyum içindedir. Bu renkten uzaklaşırsanız dış görünüşünüz istediğiniz gibi olmaz. Kaşları boyamak da bir işe yaramaz çünkü her zaman kaşların doğal rengi baz alınır. Saçınızın gerçek rengide size rehberlik edebilir. Ancak ne renk olduğunu tam olarak hatırlamıyorsanız kaş rengini baz alarak yola çıkmak daha sağlam olacaktır. Yüzünüzü çerçeveleyen tutamlarınıza kızıla kaçan röfleler uygulatın. Kırmızı bazlı renkler dudakların doğal tonlarını açığa çıkararak onları daha gösterişli ve belirgin hale getirir. Ancak sadelikten şaşmayın. Yanlış bir renk yüzünüze garip bir kırmızılık verebilir. Buğday ve esmer tenliyseniz kestane renklerini tercih edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sacsagligi.me/2010/01/isil-isil-saclar-ile-daha-guzel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

