Saç Sağlığı ve Su
Eskiden yağmurlu günlerde kadınların kovalar içersinde yağmur Suyu biriktirip, saçlarını o Su ile yıkadıklarını ifade eden uzmanlar, şimdi ise evdeki musluktan 24 Saat su aktığını ve bunun büyük bir kolaylık olduğunu belirtti.

Biraz maliyet getirecekse de şişelerde satılan suların saç yıkamada kullanılabileceğini ve bunun Sağlıklı olduğunu belirtildi
Eskiden yağmurlu günlerde kadınların kovalar içersinde yağmur Suyu biriktirip, saçlarını o Su ile yıkadıklarını ifade eden uzmanlar, şimdi ise evdeki musluktan 24 Saat su aktığını ve bunun büyük bir kolaylık olduğunu belirtti.
Çaydanlıkların dibi ve çevresine yapışarak kalınlaştıran ve kireç bağlatanın, Suyun içindeki Mineraller olduğunu ifade eden uzmanlar, “Sular mikroplardan arındırılmak amacı ile klorlanırlar. Hastalık riski olduğunda Klor oranları da yükseltilir. Bazı bölgelerde klor miktarı daha fazladır. Sudaki Mineraller sağlık açısından tehlikeli değildir. Yararları da vardır. Ama aşırı klor sağlık açısından yararlı değildir. Saçların Klorlu sularla yıkanması saçlarda renk bozulmalarına, kolay kırılganlığa ve matlığa neden olur. Minerallerden zengin sularda saçlarda matlaşmalara neden olur” ifadelerini kullandı.
Saçların yıkanmasında saf su kullanan kişilerin, çok olumlu sonuçlar alabildiği ifade edildi. Uzmanlar, saçların yıkanmasında saf suyun ideal olduğunu ifade ederek, “Ancak kolay bulunmaması ve pahalı olması nedeniyle yaygın olarak kullanılmazlar. Yağmur suyu saf su olarak düşünülebilirdi. Hava kirliliklerinden sonra yağmurlarda Asit ve kimyasal partiküller taşıyan bir yapıya büründü. Bu şekli ile günümüzde çok önerilmezler. Bazı uzmanlar ‘İçmediğiniz suyu, saçınıza asla kullanmayınız’ diye konuyu özetlemişlerdir. İçme suları daha az Mineral içerirler ve saf suya daha yakın haldedirler. Şişelerde satılan Sular saç yıkamada da kullanılabilir. Belki biraz maliyet getirecekse de sonuçlar yüz güldürecektir. Suların değişik filtrelerden geçirilmesi de daha yüksek kalitede suların eldesini sağlar” açıklamasında bulundu.
Suyun ısısının da önemine değinerek, şunları söyledi:
“Saçların yıkanmasında oda sıcaklığındaki suların kullanılması önerilir. Belki de bazı kişiler saçlarını iyice temizleyebilmek amacıyla dayanabilecekleri en yüksek ısıda sular kullanıyorlardır. Bu çok yanlıştır. Saçlı deriye Sıcak suların uygulanması bu bölgede bulunan, derinin nemini ve cildin bütünlüğünü koruyan yağların daha kolay uzaklaştırılmasına neden olur. Ayrıca ısı karşısında ciltteki por (delikler) genişler ve saçların cilt altındaki derinlikleri minimuma iner. Bu durumda dayanıklılıkları azalır. Banyo sonrası sert bir kurulamada, veya fırçalamada saçların kopmasına neden olabilir. Günümüzde kolaylıkla bulunan temizleyici şampuanların dayanacağınız en serin su ile uygulanması saçlarınıza güç verecektir.”
Etiketler: saç tedavisi, Saç Sağlığı, sagligi, Saç Bakımı, Saç Bakım İpuçları, Saç Ekim Merkezleri, Cilt Bakımı ve Güzellik, Saç Sağlığı, saç dökülmeleri, Saç Mezoterapisi, Saç Bakımı, Saç Renkleri, saç bakım, saç, su, Saç Hakkında, saç ilacı, Saç Bakım İpuçları, sağlıklı saçlar için, Saç Kesimi, saç ektirme, Saç Modelleri, saçlar, Saç Ürünleri, Saç Hakkında, Saç Şekilleri, ve, saç şampuanı, Doğal Saç Tedavisi, saç kıranBenzer Yazılar
DevamıSüper saçlar için 44 ipucu!
Yıpratmadan yıkama ve kurulama
1. Çok kuru saçlar

Şampuanı sadece ellerinizle, ıslak saçın diplerine dağıtın ve hafifçe yedirin. Durularken incelerek saçın içinden akacak olan şampuan, saçları temizlemek için yeterlidir. Böylece saçlarınızın biraz daha kurumasını önlemiş olursunuz.
2. Normal saçlar
Şampuanı dairesel hareketlerle saça yedirin, hemen ardından iyice durulayın. Eğer başınızda şampuan artığı kalırsa, saçlarınız matlaşır ve kurur. Kural şu: Şampuanlamak için harcadığınız sürenin üç misli süreyi durulamak için kullanın. Saçlarınızın durulandıktan sonra gıcırdar gibi olması gerekiyor.
3. İkisi bir arada
Bu ürünler hem yıkar hem de bakım yapar. Pratiktir ama her gün kullanılmaya uygun değillerdir. Çünkü bu ürünlerin çoğunda silikon yağı vardır. Önce saçları yumuşak yaparlar. Fakat uzun vadede saç tellerinin yüzeyinde birikerek, saçı ağırlaştırabilirler. Haftada sadece 1 kez kullanın.
4. Ilık su ile durulayın
Kaşmir kazağınızı sıcak suyla tıkayamazsınız. Saçlarımız da aynı derecede hassas olduklarından, çok sıcak suyu sevmezler. Ilık su, saçların zarar görmemesi için ide3aldir. Hatta başarabilenler, saçlarını soğuk su ile yıkamalıdır. Soğuk su , saçlara mükemmel bir parlaklık verir.
5. En iyi fön stratejisi
Saçları yıkadıktan sonra dikkatle ayırın. Isıtılmış bir havluyla önden kurutun. Fön makinesini en düşük ayara getirip, saçları çok fazla karıştırmadan tam kuruyana kadar fönleyin: sonra fönü daha yüksek ısıya getirip, yuvarlak bir fırçayla şekillendirme işine girişin. Fön makinesini saçınızdan en az 15 santim uzak tutun.
6. Nazik olun
Islak saçlar, hafifçe şişmişlerdir. Dolayısıyla çabuk kırılabilirler. Taramak için ayrık dişli, mümkünse kauçuk veya ahşaptan, el yapımı bir tarak kullanın (Cinsi üstünde yazar. ) Ucuz plastik tarakları tercih etmeyin.
7. Çok mu streslisiniz?
Saçlarınızı yıkarken başınıza masaj yaparsanız, mutluluk hormonlarınızı aktive edersiniz. Parmak uçları ile daireler çizerek, şakaklardan saç diplerine doğru masaj yapın. Oradan tekrar kulaklara doğru inin. Sonra ensenize doğru devam edin. Bunları yaparken derin derin nefes alıp verin.
8. Ön yargıları unutun
Yağlı saçların her gün yıkandıkları zaman daha çabuk yağlandıklarıyla ilgili masalları unutun. Eğer kendinizi daha bakımlı hissedecekseniz, her gün duş alabilirsiniz. Önemli olan, yumuşak bir şampuan kullanmanız. Şampuanı saçınızda bekletmeyin ve hemen yıkayın.
İnce mi yoksa asi mi? Kürleri en etkin nasıl kullanacaksınız?
9. Saç kremi
Kremi özellikle saçın aşağı sarkan kısımlarına ve uçlarına sürün. Saç diplerindeki ilk 3 santime gelmemesini sağlayın. Diplerde çıkan yeni saçların ek bir bakınma ihtiyacı yoktur.
10. Çok ince saçlar
İnce telli saçlar, yağlı ürünleri kaldıramazlar. En iyisi, nemli (veya kuru) saçlara nemlendirici sprey sıkmaktır. Sprey, statik elektrik oluşmasını ve saç tellerinin ‘uçuşmasını’ engeller.
11. Tatilde bakım
Tatildeyken saçlarınız şekle girmiyorsa, bu durum bulunduğunuz yerdeki suyun içerdiği mineral oranından kaynaklanıyor olabilir. Çözüm için saçlarınızı yıkadıktan sonra içme suyu ile durulayın.
12. Koruma ve tamir:
Omega-6 yap asitleri gibi lipit ve seramit içeren ürünler, saçların kırılmasını önler. Çünkü bu maddeler, saç lifleri içindeki çatlakları doldururlar ve fönden gelen sıcağa karşı korurlar.
Saç kürleri yumuşacık yapar. Ama hangisini kullanmalı?
13. İnce telli saçlara kür uygulamak
Yoğun kür, ince telli saçları aşırı derecede yorabilir. Fakat yine de ara sıra böyle ekstra bir bakım uygulayabilirsiniz. Çözümü: Kürü saça, yıkamadan önce yedirin ve 10 dakika beklettikten sonra bildiğiniz şekilde saçlarınızı şampuanlayın.
14. Saç maskeleri
Maskeler, özellikle sıcak ortamlarda saça daha iyi nüfuz ederler. En ideali, kür maskesini, havluyla nemini aldığınız saçınıza, ince demetler halinde sürerek yedirin. Sonra saçınızı sıcak fönle ısıtın ve başınızı alüminyum bir folyoyla sarın, üstüne de ısıtılmış bir havlu dolayın. En az yarım saat etki etmesini bekleyin. Çok etkili bir başka yöntem de, buharlı ortamda saç maskesi uygulamaktır (yine aynı şekilde havlu altında)
15. Sarı, kızıl ya da kahve
Boyanın ömrünü özel bakım ürünleriyle uzatabilirsiniz. Yıkama sırasında, bakım kürlerinde ya da şekillendirici ürünlerde bulunan maddeler sayesinde saçlardaki renk pigmentleri tazelenir.
16. Çabuk kür uygulamak için
Saçınız uzunsa ve kürler çok vakit alıyorsa, artık dert değil! İnci proteini içeren çabuk kürleri uyguladığınızda saçınızı yıkamanıza gerek yok. Saçlarınızı ipek gibi parlak yapıyor.
17. Doğuştan güçlü ve kalın telli saçlar
Bu tip saçlar şekil aldıklarında adeta rüya gibidir. Fakat şekil almak istemezler ve asidirler. Doğru stratejiyle onları hükmünüz altına alabilirsiniz: a) Her gün yıkamayın, hatada 1-2 kez yıkamak yeterli.b) Her yıkamadan sonra saç kremini sürün ve her dört yıkamada bir maske uygulayın.
Doğru yöntemleri bilenler kötü saç günü yaşamazlar
18. Vaks nasıl kullanılır?
Genellikle fönle şekil verilen katlı kesim, sürülen vaks yüzünden gene sarkmaya başlar. İste bu yağ krizine karşı bir yöntem var: Önce saçınıza sprey sıkın, biraz kurumasını bekleyin, sonra uçlara vaks sürün. Mükemmel olacak.
19. Çok fazla jöle kaçırdıysanız
Eğer saçlarınızı çok fazla jölelediyseniz ve taradıysanız, saçlarınız yağlı gözükebilir. Bunu önlemek için ürünü kabında (ya da tüpünde) önce fönle kısa bir süre ısıtın. Ürün daha iyi dağılacağından dolayı otomatik olarak dozu fazla kaçırmanızı da önlemiş olursunuz.
20. Saç spreyi ve parlatıcı
Havalandırıcı etki yaratmak için spreyi yukarıdan aşağıya doğru sıkmayın. Yoksa saçlarınızın üstünde ağırlık oluşur ve saçlarınız düzleşir. Onun yerine, saçları bukle bukle elinizle biraz yukarı kaldırın ve spreyi alttan yukarı olarak püskürtün. Uzun saçlarda: Başı geriye atın ve sprey bulutu aşağı doğru düşerken, saçlarınızı hafifçe silkeleyin.
Hacim vermek için ideal yardımcılar fön, fırça ve köpüktür
21. Zamanlama sorununuz varsa:
Örneğin, sabah sabah 06:30’da uçağınız kalkacaksa, saçlarınıza akşamdan uygulayacağınız doğru bir şekillendirme ile zaman kazanabilirsiniz.saçlarınızı yıkayın ve yuvarlak fırçayla kabartarak fön çekin. Biraz saç spreyi sıkın. Yatmadan önce yarım saat bekleyin. Ertesi sabah hafifçe tarayın.
22. Saçınızı yıkamadan yattınız
Eğer sabah da saçınızı yıkayacak vaktiniz yoksa ve saçınızın yıkanması gerekiyorsa, saçlarınızın diplerine transparan pudra sürün ve iyice fırçalayın. Ayrıca buklelerinizi de nemlendirici sprey veya köpükle canlandırırsanız, saçlarınız tertemiz görünür.
23. Güçsüz kalmış kuru saçlar
İçinde alkol barındıran ve bu yüzden saçı iyice kurutan jöle köpük gibi ürünlerden vazgeçerdeniz; bunların yerine yumuşak ürünleri kullanırsanız saçlarınız çabucak eski haline kavuşur.
24. Sabah hiç vaktiniz yoksa
Bir gün önceden sürdüğünüz saç jölesini ıslak ellerinizle yeniden aktif hale getirebilirsiniz. Ama saçlarınızı uzama yönünün aksine doğru parmaklarınızla taramalısınız.
25. Uzun saçlara ellerinizle köpük sürmeyin
Eğer saçlarınıza ellerinizle köpük sürerseniz, eşit dağılım olmayabilir. Bunu yerine bunu yerine geniş bir tarağa saç köpüğünü sıkın ve saçlarınızı diplerden ortaya kadar güzelce tarayın. Böylece köpüğü saçınıza eşit dağıtmış olursunuz.
28. saç diplerinizin daha dik olmasını istiyorsanız
Uzun saçlarınızı üst kısımlarda kısmet krapeyle kabartıp, sprey sıkabilirsiniz. Böylece saçlarınız kabarık durur. Kısa saçları, üstten birkaç bukle ile ayırıp yandan klips tokalarla tutturun, yumuşak bir şekillendirici sürün ve fönleyin. Son olarak saçlarınıza sprey sıkın ve parmaklarınızla şekil verin
Uzun, omuz hizası ya da kısa modellerin hangisi bana uyar?
27. Hayal ettiğiniz model
Kuaföre giderken hayalinizdeki saç modelini bir dergiden keserek yanınızda götürün. Resme bakan uzman, ne istediğinizi daha iyi anlayacaktır. Ama şunu da unutmayın: Herkesin saç cinsi aynı değildir. Üstelik o fotoğraflar çekilmeden önce saçlar epeyce kuaför elinden geçmiş olur. Yeni alternatiflere açık olun. Saç uzmanları, neyin mümkün olup neyin olamayacağını bilirler.
28: Yuvarlak yüz
Yuvarlak yüzlü kişilerin, çene ya da kulakmemesi hizasındaki kabarık saçlardan uzak durması gerekir. Onun yerine başın üst kısımlarında kabaran ve aşağıya doğru ince perçemli dökülen kart kat modeller daha uygundur. Saçların uzunluğu omuzlara kadar olabilir.
29. Sık ve güçlü saçlarınız varsa
Pek çok kesime cesaret edebilirsiniz. Saçınızın rengi ne olursa olsun, orta uzunluktaki köşeli küt modeller ile düz kısa saçlara çok yakışır. Ama keskin hatlı bu saçları sık sık kuaföre düzelttirmeniz ve parlaklıklarını korumak için her gün bakım yapmanız gerekir.
30. Yeni bir kısa model mi denemek istiyorsunuz?
Yeni bir kesimde,alıştığınız tarzdan farklı şekillendirmek durumundasınız. Eğer çok erkeksi görünmek istemiyor, seksi olmak istiyorsanız, göz ve dudaklarınızı daha çok çıkarın. Ayrıca dikkat çekici küpeler, her zaman kadınsı bir hava yaratır.
Yumuşak dökümlü perçemler her yüz tipine gider
31. Saç, boy ve ölçüler
Birbirleriyle orantılı olmalıdırlar. Örneğin boyu 1.60m’nin altındaki kadınlara uzun saç yakışmaz. Uzun boylu iri kadınlarda kısa saçlar başın küçük, bedenin iri görünmesine neden olur.
32. İnce hafif perçemler
Özellikle ince saçlarda çok idealdir. İnce perçemler en fazla çene hizasına kadar ve kakülle birlikte kullanılırsa. Daha hacimli durular. Becerikli kuaförler araya birkaç kısa bukle yerleştirerek, saçın alttan destek alıp kabarmasını sağlar.
33. Kısaltmak ya da uzatmak?
Kesin karar veremeyenlerin, zamanla saçları uzadığında bile, şekli bozulmayacak bir modele ihtiyaçları vardır. En ideali, ince perçemlerle ensede daha uzun, yanlarda daha kısa dökülen kat kat bir modeldir. Bu model çene hizasında da güzel durur. Kısa kesimler ince saçlar için idealdir.
34. Elbise ve bluz dekolteleri saçınızla uyumlu olmalıdır
Çeneye kadar gelen saçlarda yuvarlak ve çok açık olmayan dekolteler idealdir. Kıvırcık saçları V şeklinde derin dekolte veya ince askılı bluzlarla daha kadınsı hale getirebilirsiniz. Kısa saçlarla hemen her şeyi giyebilirsiniz. İster derin dekolte olsun, ister balıkçı yaka kazak…
35. Kakül ve alında perçem
Uzun yüzleri dengeler. Çene hizasında biten küt kesimler de çeneye ekstra denge sağlar.
Kıvır kıvır saçlar şimdi çok moda
36. Sıcaktan korunun
Maşa ve fön sık kullanıldıkları zaman saçlara zarar verebilirler. Termo şekillendirici ürünler, ısıya dayanıklıdırlar ve aletlerin üstünde kalıntı bırakmazlar.
37. Düz saçlı kadınlar
Düz saçlı kadınlar yalancı ya da gerçek perma yaptırmayı severler. Ama suni kıvırcıkların şekillendirmesinin daha uzun sürdüğünü de hesaba katmak gerek. Kıvırcıklarınızın mükemmel görünmesini istiyorsanız, açık havada kurumaya bırakmak pek çözüm olmaz. Bunun yerine, saçlarınıza uygun bir şekillendiriciyle, parmaklarınızı kullanarak saçınızı biçimlendirin.
38. Periyodik soruna özel çözüm
Doğal kıvırcık saçlar, reglden birkaç gün önce düzleşir. Nedeni de büyük ihtimalle hormonlardır. Ama kıvırcık saçlar için özel spreyler sayesinde saçlarınıza eski havalarını geri kazandırabilirsiniz.
Kabarık saçlara kat kat kesimle hava kazandırabilirsiniz
39. Dipleri düzleşmiş kıvırcık saçları canlandırmak için
İnce bukleler alın, bunları maşaya diplerden beş parmak uzak kalacak şekilde, içe doğru sarın (uçları dışarıda bırakın). Kısa süre böyle tutun, dikkatle maşayı ayırın ve soğumasını bekleyin. Son olarak da tarayın.
40. Daha hacimli saçlar mı istiyorsunuz?
O zman saçlarınızı normal uzaman yönlerinin tersine doğru sarın. Daha sağlam kıvırcıklar elde edersiniz. Daha kabarık ve güzel dökülürler. Ayrıca o kadar da çabuk düzleşmezler.
41. Eğer doğaz kıvırcıklarınıza egemen olamıyorsanız
Saçlarınızı evcilleştirme işlemine yıkadıktan hemen sonra başlayın. Nemli saçlarınızı sıkı bir kuyruk yapın, sprey sıokın ve kurumaya bırakın. Sonra ayrık dişli bir tarakla tarayın ve isterseniz parlatıcı sürün.
42. 20’li yılların dalgalı saçlarına sahip olmak
önce saçlarınızı spreyle biraz ıslatın ve alnınıza uzun bir klips takın. Altındaki saçları da klipsle tutturun. Parçaları fönle kuruttuktan sonra klipsleri çıkarın, yumuşak bir şekilde tarayın.
43. Sarı saçlara parlaklık gerek
Çünkü perma sarı saçı renksiz ve solgun yapabilir. Rengi tazelemek için soğuk küllü renk boyalar kullanmayın, kıvırcıklarınızı sağlıksız ve mat gösterirler. En ideali altın sarısı veya bakır gibi parlak sıcak renklerdir.
44. Saç kesimi her şeydir
Güçlü doğal dalgalarda çok kısa ve küt kesimler doğru olmaz. Üstelik saçlara belirgin olmayan katlar verilmelidir. Öyle ki, saç aşağıya incelerek dökülsün ama optik olarak eşit uzunlukta gibi görünsün.
Etiketler: kellik ilacı, Sıkça Sorulan Sorular, Saç Bakım İpuçları, ne yapmalı, saç kürü, mikrogreft, için, saç dökülmeleri, Cilt Bakımı ve Güzellik, Saç Boyama, Saç Tipleri/Saç Türleri, ipucu, saçın ilacı, Saç Sağlığı, Saç Şekilleri, saçkıran tedavisi, saç kıran, saç şampuanı, Saç Sağlığı, saç ağarması, Saç Modelleri, Saç Mezoterapisi, Saç Bakım İpuçları, Saç Hakkında, saç rengi, Saç Bakımı, Saç Ekim Merkezleri, Saç Renkleri, Saç Bakımı, süper, saçlar, saç ektirme, Kellik, saç neden beyazlar, saç modeli, Saç Ekimi, Saç Modelleri, erkeklerde saç dökülmesi, kel, Saç KesimiBenzer Yazılar
DevamıErkekler için artık bakım zamanı

Yurtiçi ve Yurtdışından birçok insanın kapısını çaldığı Leyla Çabuk meslek sırrını ailenin genç bireylerine öğreterek ileriki zamanlarda pek çok kişiye yardımcı olmayı hedefliyor.
Dokuz kuşaktır bitkileri kullanarak cilt sorunlarına karşı doğal reçeteler hazırlayan ve aileden gelen bir özellik olan Herbalist Leyla Çabuk İskoçya’da öğrendiği yöntemle bitki karışımlarını zamana karşı dayanıklı hale getirmeyi öğrenmiştir.
Bu Karşımları saç dökülmesi, egzama, sivilce ,mantar,tüylenme,selülit,aşırı kilo ve çatlakları olan bir çok kişilere uygulayan Çabuk ilk uygulamadan sonra farkın hissedilmeye başlandığını belirtiyor. Çabuk Şaşkınbakkalda’ki merkezdeki uygulamaları ve nasıl sonuçlar aldığını ve bitkisel ürünler hakkındaki bilgilerini cnnturk.com ‘a anlattı.
Saç dökülmesi ile başlayalım…
Leyla Çabuk:”Aileden kalıntı olarak geçiyor saç dökünlemesi, sivilce, egzama Yeni dökülmeye başlamışsa saçlar,üç kere bitki karışımı uygulamak yeterli. Yağlı saçlar çok dökülür. En çok dökülen kişide ise 30-60 günde dökülme duruyor.
Uygulamada önce derinin dibi dezenfekte ediliyor. Bu işlem yağ, bakteri, mantar hepsini alıyor. Sonra bitki lapası haftada bir uygulanıyor. 30 dakika süre ile saçta kalıyor. Fazla durursa yakmaya başlıyor.
Yıkayıp kuruttuktan sonra da ısırgan sürülüyor. Esas saçtaki sorunu gideren de bu…
Haftada üç kere ise saç yıkanıyor özel sabun ve şampuan ile. Sabah ve akşam da sarımsak ve kekik sürülüyor sırasıyla.
Daha sık yıkanıp uygulama yapılırsa daha da çabuk sonuç alınır.
Kimi iki, kimi üç sefer de sonuç alır. 60 gün sonra dökülme durur, saçım dolgun olsun dersen devam ediyorsun. Çok açıklık varsa gözenek yok olmuşsa tedavi uzun sürer, ama saç çıkar. Altı ayda sonuç alınır…
Her hafta kafa deri atar yılan gibi. Bitki lapası ve ısırgan deriyi harmanlıyor alttaki deri harekete geçiyor ve hücre de çalışmaya başlıyor.
Sedef, saç kıran ve egzama olanın başı akar. Kulak arkası, ensede çatlak oluşur ve sıvı gelir; yapışkan bir yapıda, zamk gibi. Hani sivilceyi sıkarsın da bir su gelir ya, onun gibi. Sadece bu üç hastalıktan sıvı gelir.
Bu sıvı akmadan da bu hastalıklar geçmez. Aynı bitkiyi 100 kişiye koyarsın 4”ünde sıvı gelir. İnsanlar korkuyorlar bilmedikleri için ama korkacak birşey değil…
Ne kadar sürüyor uygulama?
Leyla Çabuk: “Kimisinde 6 hafta, 3 hafta kimisinde de 1 yıl sürer. Kiminde damla damla gelir, 1 yıl sürer, kimisinde ise 1 gecede biter. Hep gece akar yalnız
Bunun nedeni de önceden görülen tedaviler. Alınan ilaçlar hastalığı bastırıyor ve içeriye hapsediyor. Dolayısıyla her vücudun tepkisi de farklı oluyor.
Eskiden çıban çıkardı biz de patlatırlardı, üstüne karasakız ya da lokum veya sabun ile soğan koyarlardı ve içi boşalırdı çıbanın. Şimdi ise hep antibiyotik ile vücuda sokuluyor mikroplar. Sedef ve egzamada hem krem hem ilaçla mikroplar içeri sokuluyor
Vücuttaki sedef de aynı şekilde mi gidiyor?
Leyla Çabuk: “Ayak parmağından saçına sedef olanlar var. Vücuda hiçbir şey yapmıyorum sadece saça müdahale ediyorum. Bunun akma yeri ense ve kulak arkası.
Saçtan aktıkça vücutta da hastalık geçiyor, kuruyup gidiyor.
Sedef de genetik. Bir üzüntü, bir kayıp bu hastalığı tetikliyor.
Bir hastalık daha var: Deri kaybı. Bu hastalıkta, saç derisi kayboluyor, çukurlar oluşuyor ve delik delik oluyor; kemiğe kadar iniyor. Dört hasta var elimde böyle.
Küçük yaşta geçirilen ateşli hastalık sonrası lenfler iltihaplanır. 18-20 yaşında da hastalık görülür. Bu kişilerde de aynı yöntem uygulanıyor.
Bunu da büyüklerinden öğreniyorsun. Yemek yapmayı öğrenmek gibi. Benim ailem yıllardır yapıyor bu işi. Ben de geleneğini bozmadan devam ettiriyorum
İstenmeyen tüylerin dökülmesini nasıl sağlıyorsunuz?
Leyla Çabuk: “Tüyü yok ediyor bu uygulama, kanıtlanmış birşey… ÇAPA”da 20 denek üzerinde deneme yaptılar. Üç ayda yüzde 20 azalıyor ve yüzde 38 inceliyor. Bu görüldü.
Tüyleri hiç almadan kurtulabilirler, haftada iki üç kere sürerek… Göbek, göğüs, yanak, bel gibi hiç dokunulmamış yerlere tüy bitkisini sulandırıp daha geniş alana yayıp, tüyün dibine daha çok işlemesini sağlarsın ve daha etkili olur. Sürdükten sonra kurumasını bekleyeceksin yalnız.
Bacak, kol daha önce alınmışsa mutlaka tekrar alınmalı daha sonra uygulama yapılmalı. Büyüme çağındaki çocukları getiriyorlar. Bir ay sürsünler, tüylerinin rengi değişiyor, açılıyor ve azalmaya başlıyor.
Haftada bir de ponza taşı ile peeling yapacaksın sonra da suyunu sürdüğünde ipek gibi oluyor.”
Peki ne kadar süre nasıl kullanılıyor?
Leyla Çabuk: “İki ay olur, üç ay olur kullanılacak yere ve tüyün cinsine, hormonların çalışma seviyesine göre değişiyor. Tüy alındıktan sonra bitki koyup, ponzası yapılıyor.
İlk uygulamadan sonra kimisinin 20 günde kimisinin 4 ayda çıkıyor tüyü. Hormon dengesine göre değişiyor. Bir seferden sonra fikir belirtebiliyorum. Kimi 3 seans, kimi 5 seans kimi 10 seans geliyor.”
Tüylerden tamamen kurtulduktan sonra ürün hiç kullanılıyor mu?
Leyla Çabuk: “Seans araları çok değişiyor. Tüy gittikçe incelip, seyrekleşiyor. Bir de böyle parça parça yok oluyor. Birden bire hepsi çıkmıyor. Bana gelmeye gerek bile kalmayabiliyor, aldırıp bitki sürerek. Sonra da tüy olmayan yer alınır mı? Hiçbir şey yapmaya gerek kalmıyor.
Body yapan erkekler de geliyor bana mesela, 5 seansta normal hale geliyorlar.. Daha fazla gelmiyorlar.”
Bu işe nasıl başladınız ve bitkileri bu kadar iyi nasıl tanıyorsunuz?
Leyla Çabuk: “Anne tarafımdam geliyor. Eskişehir”de yöntem onaylandığında kökenimizi araştırmaya başladım. Orta Asya”dan geldiğini buldum 360 sene öncesine kadar gidebildim. Neneden toruna geçen birşey bu. Kırıkçı çıkıkçı vardır, para karşılığı yapılmaz…
Annen ne yapmışsa onu söylüyor, sen de onu yapıyorsun. Böyle kalıcı oluyor. 9 kuşak öncesine kadar gidebildim. 65 senedir içindeyim.
Bu işi ailede para karşılığı yapan ilk ben oldum. Annem, bir türlü kabul edemedi ve bu nedenle benimle 3 yıl konuşmadı. sonra barıştık.
50-60”larda kapı kapı gidip yapıyordum, 8 sene böyle geçti, iş sahibi oldum. Önce karşıdaydı işyerim sonra da buraya geçtim. 56 senedir yapıyorum bu işi.
Bana yetişemeyenlere, benden sonrakilere de miras bırakmak istiyorum.”
Sizin bu reçetelere ekledikleriniz var mı?
Leyla Çabuk: “Annem daha sağdı o zaman. 13 yaşındaydım, Dr. Ziya Konuralp”in akrabası üçüncü derece yanıktı. 40 gün sonra deri düzelmeye ve saç çıkmaya başladı. Konuralp, anneme “tıp üstü bir insansın” dedi.
Sonra bana çok destek oldu, beni dışarı götürdü, çok ameliyata seyirci olarak soktu. İskoçya”da yaşlı bir adamın yanına gidip gelmemi sağladı. O adam bana bitki ile bitkiyi dayandırmayı öğretti bana. 5 yıl gittim geldim.
Önceden annemler bitkileri dövüyorlardı, sürüyorlardı. Bir hafta sonra suyu kokuyordu. Şimdi ise ısırgan, kekik, sarımsak 50 sene dursun, bozulmaz.
Bitkileri nasıl koruyacağımı ve dayandıracağımı öğretti. Benim katkım bu oldu. Şimdi de piyasaya açılmaya karar verdim. 1936 doğumluyum ve geriye miras kalsın istiyorum. Buradan gelen insan faydalansın. Bütün yeğenlerime öğretiyorum”
Bitkileri nasıl hazırlıyorsunuz?
Leyla Çabuk : “Turşu gibi kurup bekleterek özünü alıyorsun. Çok bitki sularım Karadeniz”den geliyor. Orası daha bakir… Genelde de yaylalardan toplanır bu bitkler ya da iç bölgelerden; Kıyıdan pek toplanmaz. Yaylalar da içe doğru. Yazın toplarız.
Saça konan bitki lapası da sülük gibi. Sülük nasıl pis kanı çekiyor onun gibi… Lapa, saçkıran, egzama ve sedefte su aktıktan sonra bir sivilce bile çıkmaz. Ben doktor değilim yaptığım da kocakarı ilacı. 50 sene sonra Sağlık Bakanlığı bana sertifika verdi.
Bugüne kadar yanılmadım. Sadece bazen seans süresi uzayabiliyor. 5 derim 10 seans da geçer.”
Peki hamilelik döneminde uygulama yapılabiliyor mu?
Leyla Çabuk: “Bu saydığım hastalıkların çoğu genetiktir, özellikle sedef, egzama, mantar. Hamilelikte kullanınca bebeğin geleceği için de çözüm oluyor”
Peki alerjisi varsa?
Leyla Çabuk: “Alerji de geçiyor. Bu ürünleri kullanınca alerji geçiyor. Alerjinin nedeni de o enseden gelen su. Ense kökünden o akınca alerji de kendiliğinden geçiyor.”
Benlere özel bir uygulama var mı?
Leyla Çabuk: “Bir seferde bitki ile temizlenir ama önce bakmak lazım. Hepsi ellenmez çünkü..”
Sivilceler için ne yapıyorsunuz?
Leyla Çabuk: “Karalahana çiçeği veriyorum, “bitinceye kadar sür” diyorum. Ancak sürülecek alan önce temizlenmeli. Haftada bir, kurudukça da peeling yapmak gerekiyor. Erkekler için kıllar daha sert olduğu için kese varsa yap diyorum. Kanarsa önemli değil, bitki sürünce kanama geçiyor.
Daha sonra da yine losyon ve karalahanadan yapılan su sürülüyor. Bir hafta sonra fark belli oluyor. Bir tane sivilce çıkmaz daha sonra…
Hazırlayan, uygulayan ve nasıl kullanılması gerektiğini söyleyen benim. Bu nedenle ilk defada belli oluyor sonuç.”
Hormonların en aktif olduğu ergenlik döneminde nasıl?
Leyla Çabuk: “Kişiye göre değişiyor. Kiminde hiç olmuyor kimi de 40 yaşına geliyor hala sivilce devam ediyor. Orada mantar sorunu var. Gece sürüyor bu hazırladığımı, güneşte yanıyormuş gibi sıcaklık hissi veriyor. Bu tohum yaka yaka sorunu yok ediyor.
Bütün yüze sürdüğün için de sivilce oradan oraya bulaşmıyor ve tamamen geçiyor, yüz temizleniyor. Sivilcelerle beraber, siyah nokta, leke ve gözenekler de gidiyor.”
Doğum ve güneş lekeleri?
Leyla Çabuk: “Sivilce için verdiğim karışım uygulanıyor. Bu uygulama ile deri akınca lekeler de kayboluyor. Ancak deri akarsa güneşten korunacaksın, güneşe çıkmayacaksın. Özellikle yüzün cildi çok nazik. Güneşe karşı hazırladığım bir krem var, onu öneriyorum.”
Yanığı olanları alıyor musunuz peki?
Leyla Çabuk: “Yanık almıyorum. Yüzündeki yanığı çok sorun eden birkaç gençkız kabul ettim şu ana kadar. Küçük bir bölge ise, çok özeldir çünkü. Yanığın yeri çok hassastır ve deriyi tazelemek uzun sürer. Kendim ele alırım onu ve deriye zarar vermeden yaparım. Çatlakları sormadınız…”
Soracağım Selüliti de soracağım
Leyla Çabuk: “Çatlağı garanti ediyorum. Ancak zor bir uygulama, çünkü çatlak demek kesik demek..
Tüy dökülmesi için kullanılan bitkiler çatlak ve selülit tedavisinde de kullanılıyor ama farklı uygulama yapılıyor..
Selülit için bitki var yalnız bitki sürmeden önce işçiliği var.
Selülit var ise işlem yaparım, ponza taşı ile peelingin ardından bandajla sararım sarkma olmaması için. Sonra “bitki sür” derim. İçeri sıcaklık vere vere eritiyorum yağları. Bandajla bitki içinde kalıyor. Üç ay, iki ay, en fazla beş ay da geçiyor. Yağ kalmadığı, sorunlu bölge harekete geçtiği için tekrar oluşmuyor. Gençler daha çok istiyor…”
Eskiden böyle bir dert yoktu. Şimdi çocuklarda bile var?
Leyla Çabuk: “Eskiden insanlar çalışıyordu ve kilo almazlardı. İnsanlar şimdi hep tahıl ile besleniyorlar ve herşey hormonlu. Herşeyi mevsiminde yemek lazım, fazla et, karbonhidrat tüketmemek lazım, çocuklar sebze bilmiyor. Ekmek, un, tahıl var; yürümek, hareket yok. Canını seven artık sebzeye kayıyor.”
Bu uygulamalar esnasında beslenmeye de dikkat edilmesini istiyor musunuz?
Leyla Çabuk: “Zayıflama dışında hayır. Onda da bir diyet vermiyorum ama bir günde yediğinizi getirin diyorum. Getiremiyorlar. Ben de bir günde yediğinizin yarısını yiyin diyorum. Daha sonra da tamamen bitkilerden oluşan bir hap veriyorum, iştah kesmesi için. Bitkinin draje hali. Çünkü çay şeklinde kimse içmiyor. Bu hapın yanında da bal veriyorum, halsiz kalınmaması için, bazen de ısırgan tohumu.”
Kansere karşı da evde ısırgan tohumu ile bal kürü yapılıyordu önceden?
Leyla Çabuk: “Bunun hazırlanışı farklı ama… Adet sancısı olan ya da adet düzensizliği bulunan gençkızlara da veriyorum. Düzene girene kadar alıyorlar. İlaçla hormon yükleyince vücut tembelliğe alışıyor. Bu yaptığım ise vücudu çalıştırıyor, vücut harekete geçince de sorun kalmıyor.”
Peki kendinize nasıl bakıyorsunuz? Bildiğim kadarıyla taşla yıkanıyorsunuz…
Leyla Çabuk: “38 sekiz senedir taşla yıkanıyorum. Nasıl kese yapılıyor bu da ona benziyor. Peeling için verdiğim ponza taşı fakat içinde çimento yok. Doğal; Vücut taşa alıştığında değişik oluyor.
En çok elma, domates, biber yani sebze yiyorum. Eti de canım çok çektiğinde yiyorum. Vücudun yakabileceği kadar yemek lazım. Ya yediğini hareket edip yakacaksın ya da miktarı azaltacaksın.
Mesela üç ay sarımsak suyu içtim aç karnına, damarlarımı açsın diye; En sonunda kan topları geldi.”
İnternet üzerinden satışa başlayacaksınız ama görüp fikir vermek daha doğru değil mi?
Leyla Çabuk: “Bana İstanbul”daki gelebilir ama yurtdışından gelenler var. Onlar için çok zor oluyor. Nasıl kullanılacağını tüm detayı ile tarif ediyorum, onlar uyguluyorlar. Saça yapılan uygulamada ise akma başlayınca geliyorlar.”
Kitap yazacak mısınız?
Leyla Çabuk: “Kitap yazmak istiyorum ama şimdi çalışma zamanı…Şimdi bir krem bir de süt yapacağım günlük kullanım için. Kimse de leke kalmayacak. Cilt bakımının ardından sürüyorum. Güneşten koruyor, kırmızı lekeleri alıyor. Kullandıkça lekeler de azalıyor.
Benzer Yazılar
DevamıBunları yapın…en az 10 yaş gençleşme ga...

2010 yılında yeniden doğmak istermisiniz? Cevabınız evet ise aşağıdaki tavsiyeleri 3 ay duraksamadan uygulayın. Sonucu aynada göreceksiniz. Ama yemin edin ve uygulayın. Hayat bir kere.. Tercih sizin…Reçete aşağıda,
Kilonuz: Fazla kilolar gitmez demeyin, sabahları güzel bir kahvaltı, öğlenleri sağlam bir salata, akşamları az ızgara veya haşlama yemekleri tercih edin ve saat 7 den sonra su bile içmeyin… Bu beslenme şeklini alışkanlık haline getirin. bakın görün 2-3 ayda çok güzel kilo vereceksiniz.
Dişleriniz: Üstelik sigara içiyorsanız, düzenli olarak fırçalayın ve çürük veya eksik dişlerinizi tamamlayın.
SAÇLARINIZ: Saç sorununuz var ise artık durmanızın manası yok, halk arasında söylenen ”kellik sana çok yakışıyor ” sözlerine inanmayın hemen saç sorunları merkezine gidin, yaptıracağınız saçlar sizi diriltecek boşuna saçsız gezdim diyeceksiniz, Saç sorunu olmayanlar ise artık paranıza kıyıp, yeni jenerasyon erkek kuaför salonlarını tercih etmelisiniz. Çok fazla saç jölesi kullanmayın Saç köpüğü, kremi ya da jölesi çocuk oyuncağı değildir. Bu ürünleri saçınızda uzun süre bırakmamalısınız. Saçınıza daha doğal ürünler kullanmalısınız.
Vücut kıllarını kısaltın uzun vücut kılları, birçok erkeğin en önemli sorunudur. Özellikle açık yaka giyindiğinizde hoş bir görüntü oluşmaz. Göğsünüzdeki ve karın bölgenizdeki kılları uygun bir makasla kesip kısaltabilir ve düzeltebilirsiniz.
Tıraşsız yüz: Tıraş olmadığınızda hapishanedeki bitkin, harap olmuş bir mahkumdan farkınız kalmayacaktır. Suçlu gibi görünmemek için her zaman yüzünüzün tıraşlı olmasına dikkat edin. Birkaç günlük kirli sakal hoş görünebilir. Ancak, sakalınızın çok uzamasına izin vermeyin.
Burun ve kulaktaki kıllarını kesin: En rahatsız edici görüntülerden biri de kulak ve burun kıllarıdır. Bu kıllar mikropların geçişini engelliyor, vücut sağlığını bozabiliyor. Küçük bir makasla, burnunuzdan ve kulağınızdan dışarı sarkan kılları kesmeyi ihmal etmeyin.
Çoğu erkek, ince telli saçların önemini anlamamakta ısrar eder. Erkeklerde kellik 20′li yaşlarda başlar ve hiçbir şey yapmazsanız yılda yüzde 4 oranında saçlarınız dökülür. Doğru saç kesimi, kel bölgelerin görünümünü en aza indirebilir. Ancak, hasara uğramış bölümleri kapatmaz. Saçınız dökülmeye başlayınca kısa kestirin. Şaşırtıcı bir şekilde, reçetesiz satılan ve kimyasal Minoxidil içeren serumlar ve köpükler dökülme sürecini yavaşlatıp yeni saçların çıkmasını sağlayabiliyor.
Eski jiletleri kullanmayın, Tek kullanımlık jiletleri asla ikinci kez kullanmayın. En deneyimli erkekler bile kartuşların ömrünün iki hafta kadar olduğunu unutuyor. Son kullanım tarihi geçen jileti kullanmak, yüzünüzde tahribata yol açar, kıllarınızı köklerinden söker ve cildinizde yanma ve kanama oluşur. Sağlıklı, uygun bir tıraş bıçağı cildinizin üstünde kayıp gider ve sakallarınızı acısız şekilde alır.
Kuru tıraş olmayın, Elektrikli tıraş makinesi teknolojisine rağmen, kuru tıraş halen hoyrat bir temizlik şekli. Birçok erkek cildinin pul pul dökülmesini umursamaz ve cildi kurumaya başlayınca uygun bir krem kullanır. Bu da tıraş yanığına, kılların batmasına neden olur. Sakallarınız yumuşadığında, duştan sonra ya da duş sırasında tıraş olun ve yüzünüzü kirlerden ve kalıntılardan temizlemek için exfoliating yüz yıkama losyonu kullanın. Sonra da tıraş jeli sürün. Maksimum tıraş ve minimum tahriş için jiletinizi temizleyin.
Kıyafetleriniz: Mutlaka artık eski çizgilerin dışına çıkmalısınız. Modayı kısmen takip etmelisiniz, Kilolu iseniz koyu renkler tercih edip çizgili modellerden kaçınmalısınız, Kısa boylu iseniz ensenizi çok fazla kapatan gömlek ve boğazlı kazak giymemeli, uzun pardesü, bol elyaflı saten montlar giymemelisiniz..
Kirli, kesilmemiş tırnaklar: Erkeklerde de bakımlı ve sağlıklı tırnaklar etkileyicidir. Tırnaklarınız her zaman kısa kesilmiş olmalı. Ancak tırnak dibindeki ete dayanacak kadar kısa olmamalı; çalışırken acı verebilir. Hatta belirli aralıklarla manikür ve pedikür yaptırabilirsiniz. Düzenli tırnak bakımından vazgeçerseniz, tırnaklarınız eşit uzamaz, hatta biçimsiz olur, tırnak mantarı meydana gelebilir. 4 ya da 6 haftada bir tırnaklarınızı düzgün kestikten sonra, uygun bir şekilde törpülemek çok önemlidir. Ancak, cila kullanımından kaçının.
Nemlendirici kullanmamak: Koyu bir cildin her erkek tarafından tercih edildiği kesin. Fakat, nemlendirici kullanmayı unutmanız kırışıklıklarla savaşma şansınızı öldürebilir. Erkeklerin cildi sert, dayanıklı gibi görünse de kararsız bir yapıya sahiptir. Bazen basit bir duş bile ciltlerini kurutabilir ve çatlatabilir. Tıraştan kaynaklanan tahriş de cabası. Güneş koruma faktörü içeren hafif bir nemlendirici, her gün yüze ve boyuna uygulanmalı. Bu, cildi yatıştırır ve cildin dış unsurlardan korunmasını sağlar.
Çok fazla kolonya sürmek: İyi şeylerin de fazlası felaket anlamına geliyor. Tüm ihtiyacınız, doğru yerde kullanacağınız 2 ya da 3 spreydir. Bileğinizdeki nabız noktasını ve kulak arkasını hedeflemeniz gün boyunca ve tüm gece hoş kokmanızı sağlar.
Etiketler: gençleşin, saç şampuanı, Saç Renkleri, Cilt Bakımı ve Güzellik, yaş, Saç Dökülmesi, Saç Modası, garantisi, 10, Saç Bakım İpuçları, Saç Bakımı, bunları, en, az, Saç Sağlığı, ne yapmalı, Saç Hakkında, saç dökülmeleri, yapın, kellik ilacı, saç, gençleşme, Saç Bakımı, kiloBenzer Yazılar
DevamıSaçlardaki Tehlike
Son zamanlarda ortada hiçbir neden yok saçınız dayanılmaz derecede kaşınıyor, saç deriniz kabuk bağlayıp, omuzlarınıza yağmur gibi kepek yağıyorsa nedeni ekonomik kriz olabilir! Zira sıkıntı ve kaygıyla tetiklenen ‘stres egzaması’; herkesi işsizlik ve gelecek kaygısının sardığı bugünlerde hayli arttı.
Eğer siz de derinizdeki kaşıntı ve döküntülerden yana dertliyseniz, hemen krize girmeyin! Çünkü tedavisi için bir dermatoloji uzmanına gitmeniz yeterli…
Dermatoloji Uzmanı Dr. Neslihan Dolar; son dönemde ekonomik krizin neden olduğu stresle birlikte artış gösteren ve en çok saçta ortaya çıkan ‘stres egzaması’ hakkında şu bilgileri verdi:
Egzama nedir?
Egzama; çeşitli iç ve dış faktörlerin sonucunda, derinin iltihabi cevabı olarak ortaya çıkan klinik tabloların genel ismidir. Hastaların çoğunda ortak klinik özellikler gösterirler.
Stres egzaması nedir?
Deri; kişinin iç ve dış ortamları arasında bir sınır oluşturan, duygularımızın ve reaksiyonlarımızın yansımasında önemli rolü olan bir organdır. Yapılan araştırmalarda; dermatolojik hastalıkların yaklaşık yüzde 40’ında, eşlik eden bir psikolojik bozukluk olduğu görülmektedir. Strese bağlı olarak ortaya çıkan deri hastalıkları arasında en sık görüleni ise ‘stres egzaması’ olarak da bilinen ‘liken simpleks kronikus’tur.
Kimlerde görülür?
Stres egzaması, son derece yaygın bir hastalıktır. En sık görüldüğü yaş grubu 30-50 yaş aralığıdır. Kadınlarda, erkeklerden daha sık görülür. Hastalık, obsesif kişilik yapısına sahip kişilerde ve alerjiye yatkınlığı olan bireylerde daha sık görülür.
VÜCUT DİLE GELİYOR
Belirtileri nelerdir?
Bu hastalık; başlangıçta görünür herhangi bir bulgu olmaksızın, kişinin kaşıntı duyması ve sürekli kaşıntı ve sürtünme sonucu ortaya çıkan belirtilerle karakterizedir. Kaşınan bölgelerde zamanla kızarıklık, kepeklenme ve deride kösele benzeri kalınlaşma ile birlikte pul pul deri dökülmeleri ve kabuklu yaralar ortaya çıkar. Egzama ilerlerse, bu bölgelerde zamanla sulantı, ağrı ve açık yaralar ortaya çıkabilir. Daha da ilerlerse bu yaralardan deriye giren bakteriler enfeksiyona yol açabilir. Tedavi edilmezse kaşıntı sürekli bir hal alır ve giderek vücudun değişik yerlerine yayılır.
Vücutta nerelerde oluşur?
Vücudun herhangi bir yerinde görülebilmekle birlikte; en sık saçlı deri ense sınırında, sırtta kürek kemiklerinin üzerindeki deride ve bacaklarda ortaya çıkar. Özellikle kullanılan elin ulaşabildiği deri alanlarında, akşamları artan kaşıntı ile kendini gösterir. Hastalık bazen makat bölgesini de tutabilir ve şiddetli dayanılmaz kaşıntıya yol açabilir.
Son dönemde bir artış var mı?
Stres egzaması; kişinin vücudunun dile gelmesidir. Bu nedenle de son dönemde, özellikle dünyada yaşanan ekonomik krizle birlikte yaşanan psikolojik stresler, iş yoğunluğu, işsizlik, kaygı ve endişe gibi durumlar nedeniyle stres egzaması vakalarına daha sık rastlıyoruz. Özellikle de saçlı deride ve sırtta daha çok ortaya çıkıyor. Çünkü buralar, gün içerisinde rahatlıkla kaşınabilecek bölgeler olup, elin ulaşabildiği alanlardır. Saç derisi kalın olduğundan, belirtilerin ortaya çıkması ve kaybolması daha uzun zaman alabilir.
PH’I UYGUN ÜRÜNLER KULLANIN
Tedavisi nasıl yapılır?
Tedavi edilmeyen ve ihmal edilen durumlarda, deride geri dönüşümsüz belirtiler meydana gelebilir. Deride kalınlaşma ve deri renginde koyulaşma bazen yıllarca sürebilir. Stresin tetiklediği bu hastalık da strese neden olur ve olay bir kısır döngüye girer. Bu nedenle hastalığın erken tanısı ve tedavisi önemlidir. Tedavide kaşıntıyı önleyici sistemik ve lokal ilaçlar ve kremler kullanılır. Altta yatan herhangi bir başka problemin olup olmadığı araştırılır. İleri vakalarda psikolojik destek de faydalı olur.
Egzama olan biri tedavi sırasında nelere dikkat etmeli?
Egzama başladıktan belli bir süre sonra, kişi farkında olmadan elini o bölgeye götürür ve sürekli kurcalar. Bu da egzamanın daha da artmasına neden olur. O yüzden tedavi sırasında ilaçların etkisiyle kaşıntı kesilecektir; ancak alışkanlık haline gelen kaşıma ve kurcalama yapılmamalıdır.
Egzama olmamak için ne gibi önlemler alınabilir?
Daha rahat ve stressiz bir yaşam, tedaviye en önemli katkıyı sağlayacaktır. Ayrıca cildin nemlendirilmesi çok önemlidir; cilt PH’ı ile uygun, kurutucu etkisi olmayan şampuan ve kremler kullanılmalıdır.
Etiketler: garnier, aç boyası, ne yapmalı, Saç Mezoterapisi, saç, egzama, Saç Hakkında, Saç Hastalıkları/Saç Sorunları, egzaması, tehlike, stres, Saç Dökülmesi (Bay), saç bakım, Saç Sağlığı, Sıkça Sorulan Sorular, saç boyası renkleri, sağlıklı saçlar için, Saç Bakım İpuçları, kolay saç modelleri, Saç Ürünleri, Saç Hakkında, Saç Bakım İpuçları, Saç Bakımı, saç kıran, saclardaki, saç ilacı, saçlar, Saç Sağlığı, Cilt Bakımı ve Güzellik, Saç Tipleri/Saç Türleri, Doğal Saç Tedavisi, Saç Şekilleri, Saç Dökülmesi, pratik saç modelleri, saç bakım kürü, Saç Dökülmesi (Bayan), küt saç modelleri
